26 Ağustos 2016 Cuma

Aslında... (Bizim Düğün)

Tbt günü var ya evrensel.He işte ben de şimdi annemin evinde her perşembe dibine vuruyorum anıların.Normalde pek denk gelemesem de tbt şeysine,buradayken çok eğlenceli. :)

 Geçen de fotoğraf albümlerinin arasından bizim düğünle ilgili gazete küpürünü buldum.Yazılan yalan yanlış şeylere,gazeteye haber olduğumuza o zamanki gibi güldüm.İnstagrama koyunca da bir kardeşim altına "Ne güzel çok eğlenceli anılarınız var" yazmış.Şöyle bir düşündüm gülümseyip.Hakkaten bizim düğündür evlenme sürecidir komik komik anlattım hep.Bazen burada da.Çünkü komik.Ve ben hatırladığımda çok eğleniyorum.Ama bu bir cümle yorum şöyle derince bi düşündürdü beni.Göründüğüm fotoğrafı.Çünkü

ASLINDA

 Biz kendi düğünümüzle ilgili para biriktirmek dışında hiçbir hazırlık yapmamış ve geldiğimizde hazıra konmuştuk.Çünkü ben pek o işlerden anlamazdım.Hem annemin gönlü olsun,hem de heyecanına zevkine varsın  diye O'na bırakmıştım.Zaten Japonya'dan çok da burnumu sokma imkanım yoktu.Öyle olunca;

1) PASTA keseceğiz,pasta sahneye bir geldi! Bildiğin dört köşeli karton kutu! :))) Çünkü otel "pasta bizden abla hallederiz demiş.Ama sahneye karton kutu çıkacağını,sonradan davetlilere pasta dağıtılacağını söylememiş.Kontrol etmeyince de.. :) Bu arada Japonya'dan 50 kadar misafirimiz var.Japonya'da düğün demek pasta demek.En çok para neredeyse pastaya gider.En ihtişamlı göz alıcı,sanat eseri olanı çıkar.Pasta çıkınca herkes fotoğraf makinesi elinde sahneye koşar.Rezil olduk mu Japonya tayfasına :))))))))

2)Pasta kesilirken (yalancı pasta :) ) garsona bahşiş verilirmiş.Ben öyle işleri pek bilmediğimden,Kou'nun da bilme imkanı olmadığından cebimizde falan beş kuruşsuz öyle kaldık sahnede.Garson para ister! Annemler de hoş beşten farketmiyor.Sen teeee Japonyaya kız ver.Adam pinti çıksın ;))) Neyse garson Japon mapon diye neyse dedi. :))) Sonra babam affettirmiiş bizi neyse :)

3)Nişanda makyajımı yapan kuaför harikalar yaratmıştı!Bayılllmıştım o makyaja.İllaki gene o yapsın dedim.Ama artık gelinliğe mi uymadıysa,ters gününe mi geldiysem,10bin kat fondotenle önce bildiğin kırışık bişey oldum,sonra da pandaya dönüştüm.Ağlamim hadi bundan da olmiyim dedim boşverdim. :)

4)Kou'nun abisi Londra'da yaşıyor.Bi kuaför arkadaşını da getirecekti.Gelmek istemiş düğüne.Hem de Türkiye'ye.Adam Londra'da defilelere falan çıkıyomuş.Yapsın mı saçını dedi.Ben de hem ayıp olmasın hem otelde hazırlanırız iyi olur diye peki dedim.Çünkü öyle konvoy monvoy da bana göre değil.Araba bile süslemedik.Neyse bi 5 kişi daha yapar dedi.Tamam dedim.Önce benim saçımı baya tiftikli koyuna çevirdi.(Kou duymasın.Ona bile söylemedim bu duygularımı :) ) Sonra da geri kalan plandaki yakın akraba 5 kişiyi yaklaşık 5 saatte bitirdi.Ve ben daha iyi saç yaparım sanırım..Üstüne de kendi karısının saçını bir saat yaparak bu arada ayıp olmasın diye biz sahneye çıkmadan Onu bekleyerek  aşşağıda bekleyen misafirleri 1 saatten fazla beklettik.Bu arada Japonlar kuzu kuzu öyle oturup beklerken,Türk misafirlerim (bir kısmı diyeyim) yemeklere daldı :D Manzarayı düşünün :) Neyse dedim ağlamadım :D

5)Gelinlikle sahneye çıkarken zaten alelade tutturulmuş duvağıma hiç tanımadığım veledin biri şaka olsun diye asıldı.Ve ben sahneye tek elim kafamdan sökülmüş duvağımı tutturmaya çalışarak çıktım. Veledi göremedim ama bak tanıyanlar okuyor eminim.Biliyorsanız bugün hala aynı hisleri taşıyorum.Verin Onu elime :D

6)Yine fotoğraf çekimleri için hiçbir hazırlığımız olmadığı için,(öf evet hepsi benim suçum)öyle afilli bi pozumuz bile yok.Hala bi aklımda kalan bişey varsa o da albümde duran 20 sene öncesi pozları :) Neyse kısmet 10.yılımızda nikah tazelemeye artık. :D Ayşe Arman'ınkilere bayıldım çünkü!Ben de yapacağım :D

6)Kimono da giydik öyle hoşluk olsun diye.Kimonoyu giymesi zaten bir saat,Sonra çıktık o kimonoyla napıcaz.10 dakika dolandık salonda,fotoğraf çekindik.Geri girdik üstümğzğ değiştirdik.Tam komediydi :D

Yani şimdi hepsini düşününce baya fiyasko doluydu :D Ama ben düğünümü hatırladığımda aklıma Kou'nun söylediği şarkı,okuduğu mektup,tüm ailenin sahneye koşup birbirine sarılması,JGiydiğim kimononun Kou'nun annanesinin kimonosu olması.Japon misafirlerin attığı göbekler,bir arkadaşımın "hayatımda gördüğüm en romantik düğündü"sözü,Erdek'in mahalle gazetesine çıkacak sandığımız görüntülerin Kanal D sabah haberine çıkması,oradaki bi dolu yalan dolan komik hikaye :) geliyor.

Polyanna mıyım ki :D Olsun hayat böyle güzel.Onun için bence güzel şeyler hatırlanmalı.Neden anlattın derseniz,hikayeleri kusursuz yapan onları anlatanlar ve dinleyenler çünkü.İzlediğiniz hiçbir hayat hiçbir olay mükemmel değil gençler.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder