28 Temmuz 2016 Perşembe

Soru Cevap 1.Bölüm

 Çok sık aynı tür sorulara karşılaşıyorum bu ara.Elimden geldiğince de cevaplamaya çalışıyorum ama yetişemiyorum,eksik kalıyor.Onun için şöyle toptan,geniş geniş yazayım dedim.Sordukça da ne ilginç sorular geldi. 🙂Uzatmayayım buyrun;
Öncelikle en çok sorulan soruyu ve çok önemli bir konuyu açıklığa kavuşturalım.

1)Japonya’ya nasıl gelinir?Çalışma şartları nasıl?Orda yaşayabilir miyiz?

Vallahi bu sorunun kesin bir cevabı olsaydı,sanırım Japonya Türk arkadaşlardan geçilmezdi..Bu kısmı atlayan genç arkadaşlar çok oluyor ama Japonya’da veya dünyann herhangi bir vatandaşı olmadığınız ülkede yaşamanız için oturma vizesine ihtiyacınız var.O ülkede yaşamanızın bir sebebi olmalı.Yoksa sınır olmazdı değil mi dünyada?
Vizenin de birkaç çeşidi var.Ya çalışacaksınız,ya okuyacaksınız,yada evleneceksiniz.Bir de iltica miltica var,onları ben bilmiyorum..Çalışmak kısmına gelince,Japonya’da elbet iş var.Ama Japonya’da işe girebilmek için niye bir Japonu değil de onun yerine sizi almaları gerektiğine temin edecek bir durumunuz olmalı.Türkiye’den durup dururken hop diye burada işe girmek uzak bir ihtimal..Şu an çalıştığınız işinizle bir bağlantı olur,bir yol açılır bilemem.Ama sıfıdan zor.Japonya’da çalışabilmenin en olur yolu burada okula gitmiş olmaktır.Japonya’da okuyup,okurken de buradaki yöntemlerle edindiğiniz özelliklere,yeteneklerinize göre bir iş bulmanız daha mümkün.

2)Japonya’da okumak istiyorum.Ne gibi burslar var?

Ben Japon hükümetinden aldığım bursla geldim.Gayet yaşanılabilir bir aylık miktarı var ve okuldan sonra ne yaparsanız yapın geri ödemesi yok.Birçok programı var.Sadece bir seneliğine gelmek için,tüm üniversiteyi burada okumak için,yada master doktora programları için.Bursun adı MEXT (Monbukagakusho).Ankara’da Japonya Büyükelçiliğinde sınavı oluyor.Ücretsiz.Kaybedeceğiniz hiç birşey yok.Kontenjan da çok sınırlı değil.Ama elbet herkesi gönderecek halleri yok.Öncelikle ya İngilizcenizin yada Japonca’nızın iyi düzeyde olması gerek.Önce bir araştırma planı elemesi,dil sınavı elemesi,en son da mülakat oluyor.İngilizce’den kazanan arkadaşlar genelde Odtü,Boğaziçi vs üniversitelerden oluyor.Ayrintili bilgiyi Japonya Büyükelçiliği resmi sitesinde bulabilirsiniz.
 Bir de Türkiye’den bir burs varmış.Onu ben de yeni öğrendim.Taa Atatürk zamanından beri.Mext’ten daha yüksek burs veriyor hem de.Milli Eğitim Bakanlığının.Geri ödemesi yok yalnız okul bittiğinde Türkiye’ye dönüp birkaç yıl zorunlu memuriyet var.Nasıl beyin yetiştirilir,nasıl ülkeye faydalı edilir işte..Nur içinde yatsın..
Burssuz gelebilirim diyorsanız,özel üniversitelere direk başvuru yapabilirsiniz.Onun ayrıntıları ile ilgili bilgim yok ama.
 Neyse Japonya’ya nasıl gelinir konusunu açıklığa kavuşturduysak,magazin kısmına gelelim. 🙂

3)Japonya’da çocuklar 12 yaşına kadar aileyle yatıyormuş doğru mu?

Doğru.Aynı odada yatıyor yani.Ama 12 yaşına kadar değil.Yani belli bir yaşı yok.Çocuk kendine ayrı oda isteyene kadar.Bu da genelde ilkokula başladığı dönemler oluyor.İki sebebi var benim çözdüğüm.Birincisi ev dar. .İkincisi Japonya’da ne tuvalet eğitimi ne oda ayırma gibi konularda çocukların üstüne gidilmiyor.Herşey oluruna bırakılıyor.Bu konudan bir yazı çıkar ha. 🙂

4) Japonya’da görücü usulu evlilik var mı?
Bundan da kocaman bir yazı çıkar. 🙂 Var.Yani eskiden tam görücü usulu varmış.Bizim usulden.Ama şimdi o işi evlilik şirketleri hallediyor.

5)Hiç “keşke çıkmasaydım,annemin dizinin dibinde otursaydım” dediğin oluyor mu?

Sıkıntılar var tabi herkesin hayatında olduğu gibi.Ama açıkçası olmuyor..Bu orayı sevmeyip burayı çok sevdiğimden falan değil.Çünkü yetişkin olduktan sonra hayatımı burada kurdum.Herşeye burada alıştım.Buradaki düzeni biliyorum.Buradaki hayatımı,anlayışı seviyorum..Belki de karakter olarak başka bir ülkede yabancı olmayı seviyor olabilirim. 🙂 Çünkü bu çok anlamda özgürlük demek.

6)Türkiye’ye ne sıklıkta geliyorsun?Meyra doğduktan sonra gelişlerin sıklaştı mı?
Okuldayken senede bir.Sonra Meyra doğana kadar isim sebebiyle 3ayda bir falan geiyordum.Otel bakmaya tur denetlemeye,malzeme bakmaya,turun başında filan.Geniş geniş vakit geçiremesem de,market alışverişimi yapıp geliyordum. 🙂Meyra doğduktan sonra iş gezisine çıkamadığım için 2 senelik doğum iznimin neredeyse yarısını Türkiye’de geçirdim.Şimdi yılda sadece en fazla 10 günlük uzun izni yılda bir kere alabiliyorum..Bundan sonra çok zor olacak.Ve en çok bu yüzden iş konusunda tereddütlerdeyim.Meyra’nın hem dil gelişimi hem de iki kültürü de öğrenmesi açısından sık sık Türkiye’ye gitmesi gerek.

7)Meyra’ya isim koyarken neleri göz önünde bulundurdun?

Sevgili bebekveben’e anlattığımın aynısı olacak ama,Meyra’ya isim ararken çok zorlandık. Asya düşündüm. Çünkü ortak noktamızdı. Hoş bir isimdi ama Japonya’da telaffuzu zor. Onun için birinci önceliğimiz Japonya’da sıkıntı çekmeyeceği bir isim bulmaktı. İkinci öncelik, soyadı zaten Japonca olduğundan ismi Türkçe olmalıydı. Her iki dilde de kulağa hoş gelmeliydi. Eğer Meyra’ya iki isim koysaydık burada Japonca ismiyle seslenilecekti ve tam bir Japon olacaktı. Oysa şimdi melez. Üstelik Meyra ismi yeni nesil Japon isimlerine benziyor ve telaffuzu Japonca’da çok kolay. Bir de “parlayan ışık” demekmiş. Gerçi anlamsız, uydurma olduğunu yazan yerler de var ama ben parlayan ışığım olarak kabul ediyorum. 🙂

8) Japonya’da ilgi gören meslekler hangileri? Orada da aman bi doktor ol algısı var mı?

Popüler meslekler elbet var.Ama Türkiye’deki gibi algılandığını sanmıyorum.Doktorluk burada da vay be dedirtiyor.Çünkü gerçekten çok kazanıyorlar.Doktor deyince direk zengin olduğu biliniyor.Onun dışında öğretmenlik çok duyuyorum.Çevremde çalıştığı özel şirketi bırakıp öğretmen olmak isteyen arkadaşlarım vardı.
Fakat Japonya’da bu tür mesleklerden çok, ne kadar büyük,ne kadar adı duyulmuş bir firmada çalıştığınızla prestij yapabilirsiniz.İnsanlar oraya daha çok takılıyor. Gerçi şimdiki gençlik bunlara da takılmıyor.Part time iş ile hayatını sürdüren çok genç var.Sosyal problem olduğu söyleniyor ama kimse onlara “ayyyy garsonluk yapıyo buuu” demiyor.Ben de yaptım.Hiç çekinecek bir durum değil.

9) En sevdiğin Japon yapım film

Son iki senedir film falan takip edemiyorum hiç ama şu ana kadar aklıma kazınan iki Jpaon filmi var.Defalarca seyredebilirim.Birisi “Always(sanchomeno yuhi)”,diğeri de “Sakuran” 

10)Sizin soğuk çamaşır makineleri temizliyor mu?Deterjan mı daha etkili?

Yoook valla.Zorla sıcak su dolduracağım diye canım çıkıyor.Daha iki gün önce evi su bastırıyordum..

Gavur Adeti

 Geçenlerde Halloween kutlandı biliyorsunuz.Yani biliyorsanız.Japonya’da da çılgınlar gibi cadı oldu,vampir oldu insanlar.E tabi biz mi kutlayacağız,elbet onlar kutlayacak!diye de yanlış bir inanış var memleketim de,onu farkettim..
 Öncelikle Halloweendir,Christmasdır bunlar Hristiyan adetidir.Doğrudur.Amma velakin Japonya Hrıstiyan bir toplum degildir.Ve bunların bizimle alakası olmadığı kadar onlarla da yoktur.Hani müslüman olmayan toplumların hepsi bir değil.
Her neyse..Fakat Japonlar’ın ne kadar bayram seyran var,kutlayıp kendilerine göre uyarlama da üstlerine yoktur.
Mesela Christmas’i anlatacagim size.Japonya’da büyük etkinliktir.Kutlanmadan olmaz!Yalnız ufak bi farkla,Christmas Japonya’da sevgililer gününe dönüştürülmüş!!Yani sevgiliniz varsa o gün illaki date yapıyorsunuz.Yani işte birlikte takılıyorsunuz.Ha bir de sevgiliye illaki pahalı marka bir hediye alıyorsunuz.Sevgiliniz yoksa,sevgililer günü hesabı bunalıma giriyorsunuz. 🙂Aileyseniz eve illaki ama illaki şu çilekli pastadan alıyorsunuz. 🙂 
Para tuzağı,ohooo ticaret kapısı bunlar hep işte.Doğrudur.Çok biliyoruz da,bilmediğimiz ne?Christmas ne zaman? Dünya biliyor.Evet arkadaşım sen  de biliyorsun ama bak o yanındaki bilmiyor.Yok işte yılbaşı değil.Aralık ayının 24.gecesi!!23müydü yoksa..Yeminle ben de Japonya’ya gelince öğrendim ve hala kafam almıyo..Neyse zaten gavur adeti. 😉 
Peki Japonlar yılbaşında ne mi yapıyor.Çatır çatır Japon adetiyle yeni yılı kutluyor.Evli,öğrenci herkes bi kere ailesinin evine gidiyor.Öyle arkadaşla sokaklarda takılmana yok!Sokaklarda in cin top atıyor.Yılbaşına özel osechi yemeği Yapılıyor.Biz de yapmıştık bi sene. 🙂
Gece yarısı tapınaklarda çanlar çalınıyor.Ve yeni yılın ilk üç günü evde aile ile geçiriliyor.Ha bir de yılbaşı kartı var,onu ayrı anlatırım.
Sonra bu Halloween’i bir anlatayım.Küçük çocuklar için etkinlikler oluyor.Onlar zaten prenses ol,cadı ol bi dolu eğleniyor.Gençler de Shibuya diye bir yerde toplanıyor.O gece Shibuya’ya gitmek,bir filmin falan içine girmek gibi.Çılgınlık diz boyu.Bu da kendinden çılgın olduğundan kostüme gerek duymamış ama ortamdan da geri kalmamış arkadaşımdan arakladığım bu senenin Shibuya fotosu. :)) 
Neyse orda parti burda çılgınlık.E sabah olunca ortalık fena.Pislik içinde..Japonya’da??Valla öyle.E bunlar da insan..Ama hamurda sorumluluk da var ya,dürtüyor.Sabah 5.Alıyorlar ellerine çöp poşetlerini.Bonus toplar gibi çöp toplayan Süper Mario mu istersin,sepetini dolduran kırmızı başlıklı kız mı. 🙂 Ah onu size gösterecek fotom yok.Gençlikte çekmemişim. :p Seneye yukarıdaki arkadaşımdan isticem. 🙂
Yani kısacası kutlarsıııın kutlamazsıııın.Para tuzagı dersin,”yaa ama kime zararı var!Ben kutlarım da eğlenirim  de!”dersin.Onu bilmem.Size kalmış.Ama şunu bilirim.Ben dünyada ne gâvur adeti varsa,Japonya’da öğrendim..

Japonya'da Hatsumode /Yeni Yılın İlk Günü

Yeni yılınız kutlu olsun o zaman yine yeniden.Geçen sene yazmamıştım bu konuyu.Bu sene anlatayım diyorum.Hem de görüntülü.
Bu yılbaşı annem buradaydı biliyorsunuz.Kayınvaliden,büyük annane falan hep beraberdik.Yaş ortalaması her ne kadar yüksek de olsa,bizim mantığa göre saatler tam 12’ye gelirken hiç değilse bir heyecan sarmalı insanı değil mi? Ama o kadar sıradan bir geceydi ki,saat 12’yi geçince hiiiiiiç eğlence insanı falan olmayan annem bana dönüp ” e bizim televizyonlarda en azından bi geri sayım falan oluyo” dedi. :)))
Yani durum o kadar vahim. 🙂 31 Aralık gecesinin herhangi bir geceden tek farkı, televizyonda yılın en komik komedi programlarının olması,bütün komedyenlerin aynı anda ekranda olması.Geri sayım falan yok.Gecenin en büyük atraksiyonu da,saat tam 12’yi vururken yılbaşı sobası yemek! Soba bir makarna türü yani. 🙂Japonlar ne yiyorda bahsetmiştim.Uzun uzun ya makarna.Ömür uzun olsun diye.
İşte yılbaşı gecesi böyle ama asıl atraksiyon ertesi gün,hatta ertesi 3 gün oluyor.Yılın ilk üç günü resmi tatil.Heryer kapalı.İlk gün hatta mümkünse sabahın ilk ışıklarıyla “Hatsumode” yapılıyor.Olmadı ilk üç gün içinde.Yeni yıl dileği dilenip,dua ediliyor.”Omikujı denen fallar çekiliyor.Onun dışında evde oturulup,osechi yemeği yiyip,sake içilip ,tv seyrediliyor.Yani yıl boyu  peşlerinden koşturan var gibi hep bir yerlere yetişme telaşındaki Japonlar,bu üç gün inanması zor ama bildiğin sere serpe yatıyor.
Yarın ayın 4’ü.Yılın ilk iş günü.Birçok şirket de (benim çalıştığım dahil) yarın sabah çalışanlarla toplanıp “Hatsumode” yapacak.Bol kazançlar dileyecek Tanrı’dan. Nazarlıklar alıp ofisin baş köşesine asacak.
Ben sabahın köründe bu olaya katılamayıp geri kalmayı yeğliyorum ama bu sene hazır kayınvalide filan da vardı,aksiyon olsun dedik.YIlın ilk günü en yakın Tapınağa attık kendimizi.Ben de “Hatsumode” nasıl oluyor size de göstereyim dedim.
Buyrun bakalım.
https://www.youtube.com/watch?v=Zcq8j4wXcMU