16 Şubat 2017 Perşembe

Eski Sevgili

 Japon erkeği Türk erkeği bıddırı bıddırı mevzusu oluyor ya, size bir sır vereceğim.İnstagram fotoğraflarım içinde bir yerlerde içinde poz verdiğim grupta eski sevgilim de var.Şimdiiii yazının gerisine merak yeterince arttıysa anlatayım. :)

 Hani böyle meşhur kişiler bazen kocaları ve eski kocaları yada sevgilileriyle poz verirler, insanlar da altına "yuh anasını! Nasıl tuhaf insanlarsınız!" falan filan diye yorum yazar ya.Hah işte ben o yorumlara katılanlar kategorisinde yer almasam da, bu durum benim içinde hafiften bir "vay be!" durumuydu kabul.

 Sonra ne oldu da aynı kareye girebilir oldum O'nu anlatayım.Tabi daha önce eski sevgili mevzusunu.Neredeyse tüm üniversite hayatımda yanımda olan insan benim gibi şu an Japonya'da yaşıyor.E öyle olunca üniversite arkadaşları ortak, millet ortak, facebook arkadaşlarımız  artık bir 100-200 kişi falan ortak! Tabi kırk yılın başı da olsa aynı ortamda denk geliyoruz.

 Yıllaaaar yıllar önce (10 seneden fazla) yollarımızı ayırdıktan sonra bir yerde karşılaşmaktan inanılmaz çekiniyordum.Biraz da yıllarca daha çok üzen taraf olduğumdan olabilir ki nasıl davranacağımı, ne yapacağımı bilemiyordum. Yani duygular zaten yolları ayırmadan çok önce tükenmişti ve çekinmemle hiç alakası yoktu ama işte eski sevgiliydi sonuçta! Onun yanında başkası olması beni zerre rahatsız etmezdi ama benim yanımda başkası olunca o ortamda duramazdım.Zaten o zamanlar O'nun da asla benimle karşılaşmak istemediğini duyuyordum.Falan filan..

 İşte böyle yıllarca ayda yılda bir kalabalık gruplarda karşılaştık.En ayrı uç köşelere oturduk.Sonra ben evlendim.Sonra anne oldum.Sonra bir arkadaşın kızının doğum günü partisinde yıllar sonra ilk defa yine karşılaştık.Onun yanında kız arkadaşı benim de kocam vardı.Ben yine köşe bucak kaçmayı tercih ederken, bir baktım O Meyra'yla oynamaya uğraşıyor falan.Aşmıştı yani.Bunu gördüğümde bana da bir rahatlama geldi sanki.Sonra ben diğer odada çocuk peşinde koştururken, bir baktım Kou ile ikisi derin sohbette.Kou o gün O'nun orada olacağını biliyordu ama o an konuştuğu insan olduğunu bilmiyormuş.Aaaa dedi ikisi de güldü.Sonra sohbete devam ettiler.

O günden sonra bir kere daha karşılaştık ailece.O ve Kou gayet normaldi.Ben gene bir çekinik falan.Sonra Onlar normal davrandıkça bana da bir rahatlama geldi sanırım.Gereksiz garip hallerimden bir anda sıyrıldım.

En son karşılaştığımızda bir baktım O'na hal hatır soran taraf benim.Onca insan içinde köşe bucak kaçmayan, hatta denk gelince sohbet edebilen de.Hatta öyle ki ben Türkiye'de iken ortak bir arkadaşımız Japonya'ya gelmişti.Kou Onlarla görüşüp eve döneceği sırada, eski dost o arkadaşlarla görüşmeye gelecek olmuş.Kou "aaa o zaman ben de bir selam vereyim öyle gideyim" diye beklemiş.Bu da eski dostun pek hoşuna gitmiş.Bunu da eski dosttan duydum.Benim de hoşuma gitti.Aferim kocaya. :)

 Yani işte durum böyle.Şimdi bu yazıyı bizi her aynı karede gördüğünde durumu soran ortak arkadaşlar da okuyacak, muhtemelen eski dostun kulağına da gidecek.Ben de böyle tüm samimiyetimle durumu açıklığa kavuşturayım dedim.  :))))  Uzun sürmüş olsa da en çok da kocam sayesinde eski sevgili filan durumunu aşmış durumdayım.Eski dost da (artık bu tabir daha çok uyuyor bence O'na) değişmiş, olgunlaşmış, çoktan aşmış.En daha da önemlisi yıllaaaaaar yıllar geçmiş, köprülerden ne sular akmış, birkaç bulanık görüntüden başka anısı dahi kalmamış (beraberken ne yer ne içerdik onu bile hatırlayamadığım).Çekinecek nesi kalmış? Medeniyet mi dersiniz, yok artık mı bilemiyorum ama ben şu an eski dost ile gayet dost olabilecek durumdayım.Çevremizdeki insanlar sonsuza kadar duruma şaşırabilirler.Ben de olsam şaşırırmıydım bilmiyorum ama içerden şaşıracak hiç birşey yok inanın.

Tabiki bu konuda şartlar, taraflar, geçen zaman, ortam etkisi büyük ama özellikle de sürekli karşılaşmak durumunda olunan eski dostlar için gereksiz geri kafalılığı aşmak insanı gerçekten rahatlatıyor.Tavsiye ederim. :)

6 yorum:

  1. Yazınızı yine keyifli okudum, ben de ufak birşey anlatayım izninizle :3

    2 Sene önce bir kızla tanışmıştım, beraber bir sürü hayal kurduk, aynı üniversiteyi düşündük, beraber Japonya ve Finlandıya yı falan gezecektik,biraz psikolojik sorunları vardı kız arkadaşımın, neyse fazla detaya detaya girmeden sadete geleyim :) çok gereksiz şeylerden dolayı ayrıldık, sonrasında onun okuduğu okula girdim ben de, beni serviste gördüğü zaman yabani hayvan görmüş gibi birden dönüp kendini önlerde bi koltuğa attı :p
    Ben ayrılmış olsak da normal bi aramız olsun, kırgınlık küskünlük olmasın diye çabaladıkça tersine gitti, zaten ben de onla karşılaşmamaya, sosyal medyadan bile denk gelmemeye uğraştım o zamandan sonra, ama burda bitti mi? hayır, çok iyi anlaştığım bi ortak arkadaşımız vardı, o da onun arkadaşı ya, ayrıldık diye benle konuşmayıp tripli davrandı. Ne diyeyim yani herkes sizin anlattığınız şekilde olabilse keşke.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belli bir olgunluga ulasmak gerekiyor sanirim..

      Sil
  2. merhaba,
    Japonya blog diyince genelde sizinkiyle beraber iki blog daha öne cikiyor,"Yolun Neresindeyim " ve " Osakanin muhtari" .Bu iki blog ile görüsleriniz nelerdir? Konatakta misiniz?

    10 yildir Japonyada siniz ,size olan artilari ve eksilerini yazarmisiniz. Hic Türkiyeye gelmiyecek durumda kalsaniz özlermisiniz? Japonyada yasayan bir anne iken Japonyda bir ataturk kzi na dönüstürdugünüz blog gririsini,sizin bakis acinizdan Atatürkü anlatirmisiniz .

    Banagöre Atatürk,

    Atatürkü analya bilmek icin onun bu öngürü yetenegini analaya bilmek icin bence Atatürkün yasamina tekrar göz atmak gerekir,hem bati devletlerinde hem dogu ülklerinde görev almis bir kisi,eminim yabaci dil hakimiyeti de vardi ve cok okumus biri oldugu belirtilir,askeriye ve Politika ile de ici ice bir yasam,ileri seviyedeki insanlarlada kontak icinde gecen bir yasam,yani Atatürkü Atatürk yapan seyde emek var,cok okumak ,gözlemlemek,cok gezmek,ve insanini da iyi tanimak,kendi Anadolu insaninida cok iyi taniyor ,halkina yabanci degil,iste aslinda okularda böyle anatilmali Atatürk,yani onu bu noktaya getiren bu yukarda belirtigim etkenler verilmeli,,ama öyle yapilmadi Atatürk sanki hic kendine emek vermeden dogustan müthis dogmus gibi verildi,yani gercekten sadece putlastirilmisoldu.Atatürk de keske hayatini bu kadar bilge seviyeye gelmesini kaleme alsaydi,okudugu kitaplarin,yasadagi deneyimlerin ,ne bileyim askeriyedeki aldigi egitimlerin,kendisinde nasil yogruldugunu aktara bilseydi,,ben mesela nutuk internete okuyunca vay be dedim,kurtlus savasini planmasi,halki hazirlamsi vs,yani pozisyonlarini kullanmasi,agirligini hissetirmesi,vs. mesela Attürk öyle havadan lap diye düsmedi,baktigimizda önemli kademelrde görev almis rüstünü belli etmis ,zaten bütün komtanlari bütün politikicalri taniyor yani öyle siradin biri gibi cikipta ben vatani kurtaracagim,degil yoksa kimse arkasindan gitmezdi,,demek istedigim su Atatütk kurtlus savasina kadar zaten bilgi ,birikim,deneyim,iliskiler babinda cok yüksek seviyeye gelmisti,,öyle süprizden ,mucizeden olan bir sey degil..Atatürk keske bunlari bize yasamini yazarak aktarsaydi eminim genclik daha hayran olurudu, böyle zorlama ile degil gercekten hayran olunarak sevilirdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yolun neresindeyim yazari Sergul'u cok severim.Iyi kizdir.YIllardir Japonya'yi ozumsemis, kendi kisisel duygulariyla harmanlayip anlatan bir insan.Elbette hissedilenler degisir.Gorecelidir ama bir cikar ugruna degil severek bu isi yapan insandir.Osaka'nin muhtarini tanimiyorum.Tanimaya deger bulmuyorum.

      Japonya'nin artilari ve eksileri buraya sigmaz.Ayni Turkiye'nin sigmayacagi gibi.Hic Turkiye'ye gelmeyecek durumda kalmam.Cunku illegal hicbir sey yapamam ben.Herseyimi kuralina uygun yasiyorum.BU sebeptendir ki Japonya'ya da uyum saglamakta zorluk cekmiyorum.

      Tek sifatim anne olmak olmadigi icin ve Atatur'un adindan rahatsiz olanlarin takibinde hoslanmadigim icin adimi Japonya'da bir Ataturk kizina cevirdim.

      Ataturk bahsettiginiz gibi kendi hayatini yazip,kendini anlatacak kadar egosu yurksek bir insan olsaydi zaten o gunden itibaren dikdator rejimi yasiyor olurduk.Ataturk'un putlastirildigini durunmuyorum.CUnku Ataturk zaten ozgur bir insan.Icki icen, dans eden.Boyle bir insani herhangi bir dinle bagdastirmanin mantigi asla yok! Ve yine tam da bu yuzden din veya baska birseyi alet etmeden kendine saygi duyulmasini saglayabilen yuce bir insand Ataturk! Ona hayran olmak icin azicik dusunce kabiliyetine sahip olmak yeterli.BUgunku durumumuza bakmak dahi yeterli.

      Sil
  3. Bence bloğuna devam etnelisin. Illa ki bir gün buralar değerlenecektir. Bence yazmaya devam etmelisin. <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Degerlenip degerlenmemesi onemli degil acikcasi :) Ben keyfim istedikce yaziyorum :)

      Sil